Page 8 - EQ 79.Sayısı
P. 8

sizi daha özerk tutuyor. Siz eğer hayal-
            lerinizle var olmayı denerseniz bu iki
            kavramın da sizden beklediğini yerine
            getiremezsiniz.  Halbuki  kanımca  in-
            sanlığın en büyük sahip olduğu değer-
            lerden birisi hayal kurma. Ve belki ha-
            yal kurarak insan büyük sanat
            yapıtlarına ve büyük bilimsel sonuçla-
            ra ulaşıyor. Ve insan hayal kurabildiği
            için de kendi sınırlarını genişletebili-
            yor. O açıdan Baksı önce hayalle baş-
            lıyor.  Hayali  gerçekle  ilişkilendirme
            projesi diye de yeni bir ad koyabiliriz.
            Bu hayal ve gerçek arasındaki ilişkiyi
            sağlayacak olan olgu adanmışlıktır.
            Baksı projesine önce hayal, sonra
            adanmışlık, sonra gerçekleştirme sü-
            recinin  yönetilmesi  diye  bakılabilir.
            Şimdi Baksı’nın önündeki öteki adım
            ise doğrusunu isterseniz bu gerçek-
            leşme sürecini tamamladıktan sonra
            sürdürülebilirlik süreci... Orada da ge-
            niş anlamda bir paylaşıma ihtiyaç var.


            “Ayağımdaki Diken” adının hikâyesini
            bir kez daha sizden dinleyebilir miyiz?
            Ayağımdaki Diken, bir çocukluk anım-
    6       dan yola çıkarak seçtiğim bir konu baş-
            lığı. Şöyle ki bir gün Çoruh Nehri’nde
            yüzerken ayağıma bir diken batar ve
            beni çok rahatsız eder. Kaşınır, şişer
            ancak bir türlü çıkmaz o diken oradan.
            Varlığı unutulur sonra. Ta  ki  bir gün
            Bayburt merkezde olan sınavıma git-
            mek için kamyonu kaçırdığım güne ka-
            dar. O gün kamyonu kaçırırım ve o te-
            laşla koşmak durumunda kalırım. Altı
            saatlik bir yol serüveninin ardından   Kökler
            merkezin girişinde sağda bir dikme taş
            vardır, doğal bir oluşum... Onun gölge-
            sinde soluklanmak için oturduğumda ayağımla uğraşırken, o diken,   Hayatınızdaki köşetaşlarını saptarken anlatmış olduğunuz gibi
            günlerce, haftalarca beni rahatsız eden o diken, o gün çıkar. Ve   büyük olaylar, kariyer vb. gibi değişiklikler yerine daha masum
            büyük bir rahatlama hissidir o, asla unutmadım o hissi..   saf anılar öne çıkmış. Biraz çocukluğunuzdan söz eder misiniz?
                                                                   Çocukluk yıllarına baktığım zaman orada hep daha özgüveni zede-
            Geleneksel sanatlarla güncel sanatların bir arada sergilenme-  lenmemiş, üretime katılmış ve daha ilk yürümeye başladığı andan
            sinde ne gibi imkânlar ve sorunlarla karşılaştınız?    itibaren ona kimlikli davranılmış bir geleneksel eğitim modelinden
            Bu üst sanat ve alt sanatla ilişkilendirme meselesi. Akademik ola-  geçmiş olmayı hep bir şans olarak gördüm. Doğayla ilişkilerimizde
            rak bunlar birbirinden genel olarak ayrılıyor. Ve müzelerde kendile-  ve insanla olan ilişkilerimizde hiçbir zaman tehdit algısıyla yüz yüze
            ri için belirli bir konsept seçiyorlar. Bizim aslında buradaki tercihi-  gelmedik. Bir de ilk günden itibaren üretime katılmak benim en bü-
            miz, bu  akademik  sınıflandırmaların  içinde  kalmak  yerine   yük şanslarımdan birisi oldu. Buradaki insanlar; kız çocukları da er-
            insanoğlunun farklı ekonomik koşullarda, farklı coğrafi imkânlarda   kek çocukları da yürümeye başladıklarından itibaren onların bu ha-
            ve kültürel imkânlarda kendilerinin her zaman insan olmaktan kay-  yat içerisinde yapabilecekleri işleri vardır ve o işleri yaparlar. Bu
            naklanan yaşamlarını daha anlamlı kılma çabaları. Bu çaba zanaat   yolla hem eğitimleri verilmiş olur hem de özgüvenleri sağlanmış
            ve sanat olarak kendisini gösteriyor. Biz bu ayrımı yapmak yerine   olur. Bir de, belki daha da önemlisi, küçük de olsa, aileye çok büyük
            insanoğlunun yaratıcılık çabasının tümünü yan yana getirip izleyici-  katkısı da olmasa çocuk bir sorumluluk üstlenmiş oluyor. Üretime
            ye bir zengin skala sunmak istedik. Bu tercihimizden dolayı yer yer   katılma, sorumluluk alabilme, sonra da son derece özerk ve özgür
            tartışılsak da bu tercihin aslında bizim bulunduğumuz coğrafya açı-  doğa ile ilişki kurabilme… Bunlar geriye dönerek baktığım en büyük
            sından da ve bu coğrafyanın kültürel birikimleri açısından da son   şanslarımdır diye düşünüyorum. Bunu da çocuklarını eğitmek iste-
            derece önemli ve anlamlı sonuçları var. Biz yaratıcılıklar arasında   yen aileler için öneriyorum. Korumak yerine üretmek ve paylaşmak
            hiyerarşi yerine çeşitliliği ve o çeşitliliğin getirdiği zenginliği müze-  ve kendisini geliştirebilecek özerk alanlar yaratmak meselesi var.
            mizde ifade etmek istedik.                             Onun dışında tabii ki bizim aldığımız eğitimin çok kaliteli bir eğitim
   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13