Page 8 - EQ 75.Sayısı
P. 8

Tasarım ve üretim sürecinden söz edebilir misiniz? Bir mücevher
                                                                    kafanızda şekillendikten sonra hangi aşamalardan geçerek olu-
                                                                    şuyor? Mücevherden başka neler üretiyorsunuz?

                                                                    “Tasarım” sözcüğünü sevmiyorum, önüne gelen tasarımcı oluyor.
                                                                    Bir  kere  ben  her  biri  tek  olan  parçalar  yapıyorum,  tasarım  seri
                                                                    üretimi çağrıştırıyor. Benim yaptığım iş bir hayali gerçekleştirmek,
                                                                    tasarlamak değil. Gelen siparişlere göre kafamda bir hayal can-
                                                                    landırıyorum, heyecanla kafamda oluşan bu düşü en ince ayrıntı-
                                                                    sına dek uzun bir süreçte düşünüyor, geliştiriyorum. Bunun teknik
                                                                    aşamalarının her birini de kontrol ederek üretimle hayali birbirin-
                                                                    den ayırmıyorum. Çizim yapıyorum, ama diğer aşamalarda da
                                                                    ben varım. Mesela şu an çalıştığım büyük şahinler için Arizona’ya
                                                                    taş almaya da gideceğim, bu da hayalin bir parçası. Hangi taşı
                                                                    nasıl kullanacaksınız? Nerden bulacaksınız? Ürettiğim her mü-
                                                                    cevherin, objeninin uzun bir hikâyesini ayrıntılarıyla yazıyorum.
                                                                    Aynı katta, benim çalıştığım alandan sonra yine antika olarak seç-
                                                                    tiğim aletlerle yaklaşık 25 kişilik bir ekip çalışıyor. İçinde mıhlayıcı
                                                                    var, montürleri yapan sadekârlar var, cila yapanlar var… Fırınlar,
                                                                    tezgâhlar var... Sıcak mine tekniğiyle çalışıyorum, ki çok zor… Tüm
                                                                    bu aşamalarda denetim bende. Aynı anda çok sayıda işimiz olu-
                                                                    yor, bazen birisinin üzerine yoğunlaşıyoruz, diğerini de yavaş ya-
                                                                    vaş yapıyoruz. Tezgâhta aynı anda elli, yüz parça olabiliyor. Bazı-
                                                                    ları üzerinde bir yıl çalıştığımız oluyor, bazılarını birkaç ayda
                                                                    bitiriyoruz. Tespihler yapıyoruz, yukarıda söylediğim gibi mahfa-
                                                                    zalar, bastonlar… Bir gemi yapmıştım, Kolomb’un gemisi, yeni baş-
                                                                    langıç ve keşifleri simgeliyordu. Bazen sanatçılarla ortak çalışıyo-
    6                                                               ruz, sergiler yapıyoruz. Büyükelçiliklerde, yabancı misyonlarda
                                                                    sergilerimiz de oluyor.
            de öğrendik. Maddiyata değil, ustamdan takdir almaya büyük
            önem verdim. Hâlâ benim için yaptığım işin takdir alması, en iyisi-  Atölyeniz Nuruosmaniye’de, showroom’unuz Çırağan Kempins-
            ni yapma heyecanı paradan önce gelir.                   ki’de. Yurtdışında hangi kentlerde showroom’larınız var?

            1983’te kurduğunuz firmanızın adı Biriz Mücevhercilik. Bu adı ne-  Londra’da, Paris’te, Dubai’de, Beyrut’ta, Japonya’da New York’ta
            den seçtiniz?                                           5th Avenue’da ürünlerim satılıyor. Çok geniş bir ülkeler ajandası
                                                                    aslında. Dünyadaki büyük mücevher firmaları için de ürünler üre-
            “Biriz” hepimiz aynıyız, birlikteyiz, beraberiz demek bir anlamıyla.   tiyorum. 
            Diğer anlamıyla da “bir iz” bırakma tutkumu yansıtıyor bu isim.
            Yaşama ve yaptığım işe bakışımı özetliyorum böylece. İnsanları,
            doğayı, hayatı seviyorum. Hepimizin, inancı ve ırkı ne olursa ol-
            sun birbirine bağlı olduğuna “bir” olduğumuza, beraber olmamız
            gerektiğine inanıyorum. Öte yandan hayatta bir amacımız oldu-
            ğuna, hepimizin insan olarak “bir iz” bırakmamız gerektiğini düşü-
            nüyorum.

            Atölyenizin manzarası harika! Duvarlardaki fotoğraflarda gördü-
            ğümüz birçok ünlü isimde sizin imzanızı taşıyan mücevherler var.
            Eşyalar ve aletler de özel parçalar. Masanız, kütüphaneniz… Han-
            gi dönem ve stillerden mobilya ve tasarım seviyorsunuz?

            Güzelliğe merakınız varsa, bu sadece kendi alanınızla sınırlı kal-
            mıyor. Yaşadığım kent, İstanbul ve mimarisi de bana ilham veriyor.
            Ayasofya  karşımdayken,  Haliç  karşımdayken  daha  iyi  çalışıyo-
            rum. Her ne kadar artık eski İstanbul dokusu değişmişse de biz
            tarihi bir kentte yaşamaktan çok şey öğrendik, gözümüz kendili-
            ğinden güzelliğe yöneldi. Önce bu konum, sonra her birini özen-
            le seçtiğim 18. yüzyıl ağırlıklı objeler, çalışırken ilhamımı tamamlı-
            yor. 1700’lü yıllardan kalma Danimarka’da yapılma çalışma masam
            mesela, burada her gün 10 saat aralıksız çalışmamda bana güç
            veriyor. Klasik arabalara düşkünüm, işte şurada klasik bir moto-
            siklet. Altın varaklı bir ayna…
   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13