Page 6 - EQ 71.Sayısı
P. 6

Tarihe Aşk Katan Yazar,
    4
                                              Gül İrepoğlu






           Sanat tarihçisi Prof. Dr. Gül İrepoğlu’nu Osmanlı tarihini sahne alan ondan fazla dile çevrilmiş romanları ile mücevherden Türk
          resmine ve minyatüre, laleden güle farklı konulardaki incelemeleriyle tanıyoruz. Son olarak Ayvazovski’nin sanatını, bir Boğaziçi
           yalı duvarında bulunmuş gizli güncedeki aşk hikâyesiyle birleştirerek romanlaştıran yazarla, Bernardo için tasarlamış olduğu
                         fincanlardan çay içerek, Büyükada’daki “turkuaz” evinde eşsiz manzaraya karşı sohbet ettik.

                                     PORTRE FOTOĞRAFLARI: MERT KİBAR


         Büyükada çok güzel! Serin bir Mayıs gününün rengârenk çiçekleri ve de-
         ğişken gökyüzü görünümleriyle birleşen deniz manzarası da öyle… Başta
         Zeki Faik İzer olmak üzere Türk resim tarihinden ünlü imzaları taşıyan
         tablolar, Osmanlı ağırlıklı sanat objeleri, sanat objesi gibi tasarlanmış ki-
         taplar, Osmanlı motifleri ve turkuaz ağırlıklı canlı tonlarla bezeli iki katlı ev
         tam da bu benzersiz manzaraya karşı. Gül İrepoğlu’nun çokrenkli canlılığı,
         çeşitli alanlardaki çalışmaları, sürekli öğrenme ve paylaşma merakı, kadın-
         lığını gururla taşıyan dik ve bakımlı duruşu evinin genel atmosferini nasıl
         da yansıtıyor! İş çalışmaya gelince “hiperaktif”leşen yazarın yeni tamam-
         ladığı ve başlayacağı çok sayıda yeni proje var; bunlardan da ortamın
         güzelliğine uygun akıcı ve estetik bir anlatımla söz ediyor.
                                                                                                             Gülbahçe
         Tanınan bir romancısınız. Sanat tarihçisi olarak da çok sayı-
         da eser verdiniz, bilinen bir adsınız. Yine de sizi sizin sözle-
         rinizden dinlemek isteriz. Gül İrepoğlu kimdir?

         2003 yılında ilk romanım Gölgemi Bıraktım Lale Bahçelerinde’nin
         yayımlanışından başlayarak, tüm diğer uğraşlarım bir yana, kendimi
         asıl olarak “edebiyatçı, romancı” olarak görüyorum. Okur da bunu he-
         men kabul edip romanlarımı büyük bir ilgiyle karşıladı; bundan ötürü çok
         mutluyum. Aslında mimarlık okudum, teyzem Nurhan Atasoy’un teşvikiy-
                                                                                 Lale-i Karanf il
   1   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11