Page 3 - EQ 68.Sayısı
P. 3

SEVGİ DOLU YENİ BİR YIL…






             Bizim nesil iyi hatırlar, herhalde 40 yıl önceydi… Gazetelerde   Kadının davetini yaşlılardan biri yanıtlamış: “Biz üçümüz birlikte
             manşet; “20 yıl sonra Avrupa ülkelerinin refah seviyesine ulaşacağız”.   gelemeyiz, sağ yanımdaki arkadaşımın adı zenginlik, diğer yanımda
             Biz de çocuk aklı ne güzel hayaller kurmuştuk! Bu geçen süreçte de   oturanın adı başarı, benim adım ise sevgi” demiş ve eklemiş “lütfen içeri
             boş durmadık tabii ki, onları yakalamak adına çok çalıştık…  girip aileniz ile karar verin ve hangimizi davet etmek istediğinizi bildirin”.
                                                                                                                               1 1
             Hâlâ da çok çalışıyoruz, geçen yıllar içinde yakalar gibi oluyoruz.  Kadın içeri girip eşiyle durumu paylaşmış, eşi de, “ne güzel, zenginliği
                                                                   davet edelim bir anda zengin oluruz” demiş, ama kadın itiraz etmiş,
             Bir bakıyoruz, onlar biraz daha ileri gitmişler ama yine de onları   “bence başarıyı davet etsek daha doğru olmaz mı” diyerek…
             yakalamak adına çok çalışmaya devam ediyoruz ve bir gün    
             yakalayacağımıza dair umutlarımızı hiç yitirmiyoruz…  Bu konuşmaya kulak misafiri olan çocukları “sevgiyi davet etsek daha
                                                                   güzel değil mi? Düşünsenize evimiz bir anda sevgi dolacak” deyince
             Hani arada bir İsviçre, Finlandiya ya da İngiltere gibi ülkelerde   anne ve babası hak vermişler, “en doğru karar bu sevgiyi davet edelim”
             olup, sakin, huzurlu, refah içinde stressiz yaşamayı düşünsek de   demişler.
             oralara gidip memleket özlemi ile dönenleri görünce anlıyoruz;                                                      SUNUŞ
             tüm yaşadıklarımız, dünyanın merkezinde, güzel bir ülkede, yani   Kadın kapıyı açıp kararlarını bildirmiş: “İçinizden hanginiz sevgiydi, onu
             Anadolu’da yüzyıllar boyunca oluşan eşsiz mozağin içinde   davet etmeye karar verdik, lütfen buyursun” demiş ve sevgi ayağa
             yaşamanın bedeli...                                   kalkıp içeriye girerken diğer arkadaşları da onu takip etmişler…
                                                                                                                                 XXXXXXXXXX
              
             Çok geriye gitmeyelim, Osmanlı İmparatorluğu’ndan sonraki   Kadın şaşkınlık içerisinde “inanamıyorum siz de içeri geldiniz”, demiş…
             100 yılımıza sadece Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet tarihimize    
             bakalım; gerek siyasi gerek sosyal gerekse ekonomik olarak, adına   Üç yaşlı birlikte cevap vermişler: “Eğer sadece zenginlik veya başarıyı
             kriz mi dersiniz, çalkantı mı dersiniz ya da güncel tabiri ile   davet etseydiniz diğer ikisi dışarıda bekleyecekti, fakat siz sevgiyi davet
             türbülans mı dersiniz, ne derseniz deyin böyle bir heyecan, böyle   ettiniz; bu durumda üçümüz birden gelmek zorundayız evinize”.
             bir macera, böyle bir mücadele hangi ülkede görülmüştür ve   Kadının niçin diye sormasını beklemeden sözlerini sürdürmüşler:
             yaşanmıştır!                                           
                                                                   “Çünkü sevginin olduğu her yerde, biz başarı ve zenginlik daima onun
             Osmanlının dağılma sürecinde ayrı devletler kuran Ortadoğu  yanında oluruz”
             coğrafyası ülkeleri de bir türlü huzura erememiş görünüyorlar!   
             Petrol, gaz gibi çeşitli zengin doğal kaynaklarına rağmen…  Evet bu güzel ülkede, bu güzel mozaik içinde ne eksik diye düşününce
                                                                   aklımıza geldi, Sevgili Ant Yapı Dostlarımızla paylaşalım istedik.
             Ülke olarak bu kadar çalışıp çabalamamıza rağmen bir şeyler eksik
             herhalde diye düşününce, şu güzel hikâye geldi aklımıza…  Sevgi, başarı ve zenginlik dolu bir 2016 yılı dileklerimizle…
                                                                    
             Alışverişe çıkan kadın kapısının önünde oturan bembeyaz sakallı üç
             yaşlı adam görmüş, duraksamış ve durumlarına bakarak davet
             etmiş: “Burada böyle oturduğunuza göre acıkmış olmalısınız, lütfen                              Mehmet Okay
             eve buyurun, yiyecek bir şeyler hazırlayayım”.                                              mokay@antyapi.com
   1   2   3   4   5   6   7   8