Page 7 - EQ 67.Sayısı
P. 7

GezGiN ve GUrme,


          meHmet yaŞiN





          Önce, Türkiye’ye gezi kültürünü taşıyan ilk dergi Atlas’ın yayın yönetmeni olarak tanıdık
          onu, sayesinde gezmekten keyif aldık. Sonra gezginliğe yemek kültürünü de dahil etti,
          merakla beklediğimiz yazıları, TV programlarıyla evlerimize konuk oldu. Mehmet Yaşin
          ile yemekten özel hayatına uzanan konularda sohbet ettik.



          Merhaba Mehmet Bey, yemek-gezi yazarlarının ve TV program-
          cılarının her birinde ayrı bir tarz, ayrı bir duruş var. Siz kendinizi
          nasıl tanımlıyorsunuz ve mesela sizinle aynı basın grubu içinde,                     “
          hatta aynı gazetede de çalışan Vedat Milor gibi meslektaşlarınız-  BİR YERİ KEŞFETMENİN SADECE
          dan hangi konularda ayrılıyor, hangi konularda benzeşiyorsunuz?
                                                                        COğRAFİ VERİLERLE OLMAYACAğINI

          Benim duruşumun en iyi göstergesi, 21 yıl önce çıkardığım Atlas dergisi.   ANLADIğIM ZAMAN İŞİN İÇİNE
          Yani keşfetmeyi, yollarda olmayı seven bir ruh hali. Bir de ben paylaşma-  YEMEğİ DE KATTIM. ÇüNKü YEMEK
          cıyım. Gördüklerimi, yediklerimi, içtiklerimi, yaşadıklarımı diğerleriyle                                            5
          paylaşmayı seviyorum. Anlatmayı seviyorum. Her gezimin, her yediğimi   O YER HAKKINDA ÇOK öNEMLİ
          anlatırken bir masal güzelliğinde olmasına gayret ediyorum.            İpUÇLARI VERİYORDU.
          Vedat Milor arkadaşımla ayrılığımız veya benzerliğimiz yok. Herkes                     “
          kendi yolunda gidiyor. O bildiklerini paylaşıyor ben de öyle yapıyorum.
          Tabii ki üslup farklılıklarımız var. O eleşitiriyi seviyor. Ben ise iyi bir yeri
          işaret etmeyi. Kötüleri, lezzetsiz yemekleri okuyucuyla, izleyiciyle pay-  dikçe daha çok keyif aldım. Sonra bu yeme-içme işinden bir türlü yakamı
          laşmanın  bir  anlamı  yok.  Kötüleri  görmemezlikten  geliyorum.  İyileri   kurtaramadım.
          keşfettiğim zaman ise onu coşkuyla paylaşıyorum.                                                                       SÖyLeŞi
                                                                    Favori yemeğiniz? Favori içeceğiniz ve içkiniz?
          Ailenizde  yemeğe,  özellikle  gezerek  yemeye  özel  bir  merakı
          olanlar var mıydı?                                        Bir tane değil ki, birçok. Örneğin kebapların hepsini seviyorum. Keza ot-
                                                                    ların da. Zeytinyağlı lahana sarmasına hiç dayanamam. Yerken ellerim
          Ben orta karar bir memur çocuğuyum. Yani eve giren gelir, aile fertleri-  titrer. Bir işkembe çorbasının, kelle-paçanın karşısında ne yapacağımı
          min yemek için yollara düşmesine pek izin vermiyordu. Bırakın yemek   şaşırırım. Kokoreçe doyamam. Kuzu bağırsağından, çıtır çıtır. Pilavın her
          için gezmeyi, tatile bile yetmiyordu. Ama biz yine de çok mutluyduk.   türlüsüne kaşık sallarım. Erişte ve makarna baş tacımdır. Lahmacunun üs-
          Çünkü mutfakta bir sihirbaz vardı: Annem. Olmayan malzemelerle hari-  tüne lezzet tanımam. Say say bitmez. Ama bir tanesi var ki, o her zaman
          kalar yaratırdı. İmkânsızlıklar onu yaratıcı bir aşçı yapmıştı. Damağımın   bir numaradır. Onun adı da “Su Böreği”dir. Bol tereyağlı, bol peynirli, 40
          gelişmesinde onun mütevazı ama çok lezzetli yemeklerinin çok faydası   kat ince yufkadan yapılmış, nar gibi kızarmış su böreğinin karşısında tüm
          olmuştur.                                                 irademi yitiririm.


          Sizi  yayıncı  olarak  tanıyorduk  daha  önceden,  Hürriyet  Dergi   Favori içkilerim ise şarap ve rakıdır. İyi bir kırmızı şarap ruhumu teslim
          Grubu’nun başındaydınız, Doğan Kitap’ın da, Türkiye’de dergi-  alabilir.
          cilikte  çoksatar  olmayı  başaran  ender  dergilerden  Atlas’ın  da…
          Farklı konularda belgeseller de yapardınız. Sizi yeme-içme-gez-  Memleketin yemek hali nasıl gidiyor sizce? Bize ülkemizde öğre-
          me alanına hangi rüzgârlar attı?                          tildiği gibi dünyanın ilk üç mutfağı içinde miyiz? Öyleyse bu üçün
                                                                    hangi sırasındayız?
          Bir yeri keşfetmenin sadece coğrafi verilerle olmayacağını anladığım
          zaman işin içine yemeği de kattım. Çünkü yemek o yer hakkında çok   Bence Türk mutfağı dünya birincisidir ama bundan kimsenin haberi bile
          önemli ipuçları veriyordu. Kullanılan baharatlar, pişme stilleri, malze-  yoktur. Bütün dünya Çin, Fransız, İtalyan, Hint, Japon mutfaklarını bilir.
          melerin yan yana gelişleri, yemek yeme alışkanlıkları... Bunların hepsi   Otoriteler sıralamayı bu mutfaklar arasından yaparlar. Bizim mutfağın ise
          çok önemli verilerdi. Bunu keşfettikten sonra ülke mutfaklarının peşine   esamesi okunmaz. Çünkü kimse bilmez. Çünkü kimse onun tanınması
          düştüm. Ana caddelerden ayrılıp arka sokaklarda gezinmeye başladım.   için her hangi bir gayret göstermez. Bu bir devlet politikasıdır. Demek ki
          Çünkü gerçek lokantalar, gerçek halk arka sokaklardaydı. İşin içine gir-  devletimiz Türk Mutfağı’nın tanıtılmasını henüz uygun görmemektedir.
   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12