Page 8 - EQ 66.Sayısı
P. 8

Hepsi de aynı adam. Bir tane kimliğim var ve o
                                                                    kimliğimle birbirinden farklı gibi görünen işler
                                                                    yapıyorum. Nasıl bir adamsam öyle yazıyorum,
                                                                    samimi, doğal ve olabildiğince dürüst. Oyun-
                                                                    culuğum da yazdığım yazılar gibidir; yazılarım
                                                                    gibi oynamaya çalışıyorum, rol yapmadan yani.
                                                                    Artık  pek  yapmasam  da  hekimliğim  de  oyun-
                                                                    culuğumdan ve yazarlığımdan bambaşka bir
                                                                    şey değil. Ama, hepsini de besleyen edebiyattır
                                                                    bence. Okuduklarım en güçlü ve vazgeçilmez
                                                                    kaynağımdır. İyi bir baba ve iyi bir eş olma me-
                                                                    selesine gelince; zor ve meşakkatli bir yolculuk.
                                                                    Ne yaparsam yapayım “yetmezlik” duygusundan
                                                                    kurtulamıyorum. Bu iki konuda öğrenme halim
                                                                    hiç bitmeyecek galiba. Ama, her zaman daha
         köşesinde uykuya varırken, ben adadaki sığınağıma gider, tek başıma   iyisi için samimi bir gayret içinde olduğumu bi-
         o günkü işlerime girişirdim. Şimdi bile, uykuya dalmakta zorlandığımda   liyorum.
         uyguladığım formüldür “ıssız ada” yöntemi, tavsiye ederim.
                                                                    Özellikle efsaneleşen Bir Zamanlar Anado-
         Oyunculuk ise hiç hayalim olan bir iş değildi. Ama ilk izlediğim oyun ya   lu’da filminde oynadığınız muhtar rolü ol-
         da filmden bugüne kadar, izlediğim tüm oyunculara hep büyülenmiş gibi   mak üzere oyunculuğunuzla ödüller aldınız,
         bakarım. Hala öyledir. İyi oyuncular bence, “gerçekliği yeniden icat eden”   hayranlar kazandınız. Ya siz, kendinizi en
         insanlardır.                                               çok hangi rolünüzde buldunuz?

         Hangi kimliğinizle daha çok özdeşleşiyorsunuz? Ercan Kesal bir   Bir Zamanlar Anadolu’da filminde oynadığım
         doktor mu, oyuncu mu, senarist mi? Bunların tümünü aynı anda,   Muhtar,  çok  iyi  tanıdığım  bir  karakterdi.  “Öm-
         iyi bir baba ve eş olarak da nasıl sürdürüyorsunuz, biri diğerini bes-  rüm onlarla geçti” desem yalan olmaz! Üstelik
         liyor mu?                                                  senaristi olduğum bir hikâyeydi çektiğimiz film.
                                                                    Diyaloglara, karakterin tavır ve davranışlarına
    6                                                               çok hâkim olduğum bir roldü. Ama, ne olursa
                                                                    olsun, oradaki en büyük şansım çok iyi bir filmin
                                                                    parçası olmaktır. Tüm oyunculuklar çok iyiydi.
                                                                    Senaryo iyiydi. Yönetim çok iyiydi. Muhtar ka-
                                                                    rakteri dışında, benim heyecanla ve kendimi de
                                                                    merak ederek oynadığım karakter, Tayfun Pirse-
                                                                    limoğlu’nun  Ben O Değilim  filmindeki “Nihat”
                                                                    karakteridir.

                                                                    Ve senaryolarınız için aynı soru… Yazdığınız
                                                                    senaryoların herhangi birinin kalbinizde özel bir yeri var mı?

                                                                    Bir Zamanlar Anadolu’da tabii ki. 25 sene önce genç bir hekimken ba-
                                                                    şımdan geçen bir gecelik “ceset arama” hikâyesini, 25 sena sonra kâğıda
                                                                    dökmek, bu senaryoyu daha sonra aynı mekânlarda filme çeken ekibin
                                                                    içinde yer almak, filmin oyuncularından biri olmak, yaşadığım sürece
                                                                    unutamayacağım bir deneyimdir.

                                                                    Siz yazar olarak kimleri okuyor, yönetmen, oyuncu olarak kimleri
                                                                    takip ediyorsunuz? Kendinize örnek aldığınız ya da hayran olduğu-
                                                                    nuz yazarlar, yönetmenler ve oyuncular kimler?

                                                                    Hiç abartmadan söyleyebilirim ki, ben bir kitap kurduyum. Bu dünya-
                                                                    da beni birçok şeyden mahrum edebilirler, yeter ki kitap okuma şansımı
                                                                    elimden almasınlar. Eskiden çok çeşitli alanlardan kitaplar okurdum, son
                                                                    zamanlarda ve özellikle antropoloji eğitiminden sonra, daha çok günce,
                                                                    seyahatname, biyografi ve nehir söyleşiler okuyorum. Psikoloji, antropo-
                                                                    loji ve sinema ağırlıklı kitapları tercih ederim. Sahafları çok sık gezerim.
                                                                    Tarkovski, Bergman, Kieslovski, Bunuel... Sadece filmlerini değil, yazılarını
                                                                    ve söyleşilerini de dönüp dönüp okuduğum sinemacılardır. Rus klasikle-
                                                                    rinden vazgeçemem. Çehov bir numaramdır. Eduardo Galeano, Marqu-
                                                                    ez,  M. Vargas Llosa okudukça içimi  ferahlatan yazarlardır. Bizden,  Sait
                                                                    Faik Abasıyanık, Sabahattin Ali, Refik Halit Karay, Memduh Şevket Esen-
                                                                    dal, Abdülhak Hamdi Tanpınar, Kemal Tahir, Yaşar Kemal, Orhan Kemal...
                                                                    Yenilerin hepsini de çok önemsiyor ve seviyorum. Yönetmenler konu-
   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13