Page 7 - EQ 66.Sayısı
P. 7

Merhaba Ercan Bey... Oyunculuğunuzla, doktorluğunuzla, senar-  Babamın son zamanlarında, giderek onu kaybedeceğimi iyice anlama-
         yolarınızla, Radikal’deki Nazım Hikmet’in  Memleketimden  İnsan   ya başladığım günlerin birinde nerden aklıma geldiyse benzer bir soru
         Manzaraları’nın nesir haline eş tutulan yazılarınızla... seyircinin,   sormuştum: “Baba, bunca sene yaşadın, bana hayata dair bir şeyler söy-
         okurun gönlünde çok özel  bir tahtınız var. Sondan başlayalım,   le; nasıl yaşamak lazım, ne yapmalıyım?” Babam, bir süre düşündükten
         ufukta yeni oyunculuk, senaryo veya kitap pro-                              sonra, içimi sızlatan bir cevap vermişti: “Gece yarısı
         jeleri var mı? Halihazırda neler yapıyor ve ne-                             ıssız bir tarladan tek başıma geçip gitmiş gibiyim
         ler yapmayı planlıyorsunuz?                             “                   oğlum!”
                                                        ŞUNU ANLADIM:
         Yazıyla hemhal olmuşsanız bir kere, artık ucu açık                          Beş yaşında yetim kalmış, ilkokulu ancak okuya-
         bir yolculuğa da başlamışsınız demektir.  Haliha-  “KİŞİNİN KENDİNE         bilmiş, çiftçi bir adamdı babam. Ben ondan daha
         zırda yeni bitirdiğimiz bir senaryonun iç huzurunu   SAYGI DUYMASINDAN      şanslıydım. Babam öldüğünde 50 yaşımı geçmiş-
         yaşıyorum. Mahmut Fazıl Coşkun’la (Yozgat  Blu-  DAHA KIYMETLİ HİÇ          tim. Birçok okulda okudum ve birçok şehirde ya-
         es ve  Uzak İhtimal filmlerinin yönetmeni) birlikte                         şadım. Sokaklarda da yattım, en lüks yataklarda da.
         onun üçüncü filminin senaryosunu yazdık, bitirdik.   BİR ŞEY YOKMUŞ!”       Yoksulluğu da, zenginliği de bilirim. Şunu anladım
         Bu sene en fazla vaktimi bu senaryo aldı. Bir başka   KENDİME SAYGI         diyebilirim: “Kişinin kendine saygı duymasından
         senaryo çalışması da yurtdışında yaşayan ve yönet-  DUYACAğIM İŞLERİ        daha kıymetli hiç bir şey yokmuş!” Kendime saygı
         menlik yapan Ufuk Emiroğlu (Babam Devrim ve Ben                             duyacağım işleri çoğaltmaya çalışıyorum ve “vic-
         isimli ödüllü bir belgeseli var) için başladığım ve   ÇOğALTMAYA            dan”  denen  şey  gece  başımızı  koyduğumuz  yas-
         epeyce mesafe aldığım bir hikâye. Birgün Pazar için   ÇALIŞIYORUM.          tıksa eğer, onun daha da yumuşak olmasına gayret
         her hafta düzenli olarak yazmaya çalıştım ve hâlâ          “                ediyorum...












                                                                                                                               5  SÖYLEŞİ





































         devam ediyorum. Zeki Demirkubuz’un yeni bitirdiği filminde kısa bir rol-  Oyunculuk bir çocukluk hayaliniz miydi yoksa hayat içinde ken-
         de oynadım. Bitmek üzere olan bir novella var, çok geçmez, yayımlanır.   diliğinden mi gelişti? Çocukken geleceğinizi nasıl hayal ederdiniz?
         Hemen arkasından Peri Gazozu tadında bir başka kitap sırada... Böyle!..
                                                                    Çocukken kendimi hep bir Robinson Crusoe gibi hayal ederdim. Bir
         Yüreğe işleyen yazılarınızdan Avanos’ta geçen çocukluğunuz,   gemi kazasında ıssız bir adaya düşmüşüm ve orada hayatı yeni baş-
         SBF’ye girişiniz, Ege Tıp Fakültesi’ne geçişiniz, siyasal geçmişiniz   tan kuruyorum sanki. Ağaç dallarından ev, yapraklarından yatak. Adada
         ya da Poyraz’ın doğumu gibi Ercan Kesal’ı Ercan Kesal yapan bir-  yaşayan hayvanlardan yaptığım bir sürü. Keçiler, koyunlar, onların sütü
         çok anıya aşinayız. Siz özel olarak belirtmeseniz de hastanenizde   ve envai çeşit peynirler. Ormandan topladığım meyveler. Bozkırda, kü-
         ihtiyacı olanlara bilabedel verilen hizmetleri de biliyoruz. Hayat   çük bir kasabada, onca yoksulluğun ve çaresizliğin ortasında büyüme-
         hikâyenizi bir kez daha sizden bir özet olarak dinlesek?   ye çalışırken keşfettiğim bir numaraydı bu. El ayak çekilir, herkes kendi
   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12