Page 8 - EQ 60.Sayısı
P. 8

FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN                                                                                                            FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN                                                                           Yazar, çalışma masasında…
                                                                                                                                                                                                                                              SOLDAN SAĞA

                                                                                                                                                                                                                                              Hamdi Koç, eşi Esin ve
                                                                                                                                                                                                                                              kızı Elsa.






                                                                    İlk romanlarınızda siyasetten uzak kalmaya çalışıyordunuz,             Kitaplarınızda müziğe çok yer veriyorsunuz. Seçtiğiniz müzik   O cidden şakaydı. Ama yazılı halde görünce hele çok kötü bir
                                                                    Çıplak ve Yalnız’da toplumsal etkileri daha çok ele alıyorsunuz,       parçalarıyla romanın kurgusu ya da kahramanları arasındaki   şaka olup çıkıyor. O ânı hatırlamıyorum ama şaka nedense kaldı.
           FOTOĞRAF: FETHİ KARADUMAN                                Yaş diye bir şey var. İnsan değişiyor. Artık tarih benim için          Müzik benim için edebiyattan sonra kişisel dünyamın diğer   Yanılıyor muyum?
  06                                                                hayata daha farklı bir bakış açısıyla mı bakmaya başladınız?           özel bağlantıyı neye göre kuruyorsunuz?                    Ben George Eliot’a, Jane Austen’a, Virginia Woolf’a uzun yıllarını   07
                                                                                                                                                                                                      adamış ve onlardan çok şey öğrenmiş bir edebiyat tutkunuyum.

                                                                                                                                                                                                      Erkek okurlarınız mı, kadınlar mı daha çok? Zaman zaman
                                                                                                                                           yarısını dolduran duygu alanıdır. Her an ama her an müzik
                                                                    eskisinden daha önemli. Neden böyle geliyor, inanın üstünde
                                                                                                                                           dinlerim. Sık sık başka işleri bırakıp ciddi bir konsantrasyonla
                                                                                                                                                                                                      erkeklere karşı daha hoşgörülü olduğunuzu hissediyorum…
                                                                    düşünmedim. Belki okuduğum kitaplar değişti, belli yeni düşünce
                                                                    dünyalarında gezinmeye ihtiyaç duydum. Bütün diyebileceğim,
                                                                                                                                           müzik dinlerim. Benim için yazmak deneyimin müziğini yeniden
                                                                    düşünerek, planlayarak yaptığım bir değişiklik değil. Kim bilir,
                                                                                                                                           sahici olmasının sırrı müziğin kılavuzluğunda yazmamdır.
                                                                    belki de yaşadığımız zamanı yaşamaktan sıkılmışımdır çünkü
                                                                    şimdi yazdığım romanda da geriye gidiyorum.                            yakalamaktır. Romanlarımın akıcı olmasının, diyaloglarımın   Bilmem. Öyle mi? Çiçeklerin Tanrısı kadına tapan bir
                                                                                                                                                                                                      delikanlının romanı. Galiba kadın okurlarım daha çok, ama
                                                                                                                                           Bu içime işlemiş bir duygu. Her şey yalan söyleyebilir. Yalan   bu da muhtemelen genel olarak kadınlar erkeklerden daha çok
                                                                                                                                           söyleyemeyecek tek sanat müziktir. Ben öncelikle bir kulak   okudukları için böyledir.                                  SÖYLEŞİ
                                                                    Benim için yazmak deneyimin müziğini                                   yazarıyım, görsel bir yazar değil. Hayata ve insana kulak verince
                                                                    yeniden yakalamaktır. Romanlarımın akıcı                               her şey kendi doğal ritmini buluyor.                       Tatilini yaz sonuna saklayanlar için tatil okuması olarak ne
                                                                    olmasının, diyaloglarımın sahici olmasının                             Bu soruya da daha önce defalarca cevap vermişsiniz.        tavsiye edersiniz?
                                                                    sırrı müziğin kılavuzluğunda yazmamdır.                                Romanlarda ilişkilere, evliliğe bakışınızdaki umutsuzlukla evli-  Mo Yan, Darı Tarlaları. Ve hiç olmazsa bir Proust.
                                                                                                                                           çocuklu-mutlu-iyi baba olma hali pek üst üste gelmiyor? Bir tür
                                                                                                                                           sağaltım mı sağlıyor roman yazmak?                         Çok teşekkürler…
                                                                    Yazdığınız kadar, belki daha çok okuyorsunuz, Profesyonel
                                                                    bir okursunuz, Dostoyevski’nin çevirilerini onca sabırla               Hayat çok tuhaflaştı, insanı yalnızlığa doğru itiyor. Hiç olmazsa
                                                                    karşılaştırmışsınız, söylentilere göre roman yazarken yüzlerce         birbirinden uzağa, görevlerinden uzağa, en çok da rutinden
                                                                    kitap okuyormuşsunuz. Birçok söyleşide isim vermişsiniz, bir           uzağa itiyor. Boşanan boşanana. Kimsenin kimseye tahammülü   1963’te Ordu’nun Fatsa ilçesinde doğdu. Kabataş Lisesi’nden
                                                                    de bizim için söyler misiniz? En çok okuduğunuz yazarlar kim?          yok öyle uzun boylu. İdare etmek geçmişte kaldı. Hani bir bakıma   mezun oldu. Bir süre Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde öğrenim
                                                                    Çağdaş-güncel edebiyattan en çok beğendiğiniz Türk ve dünya            insanlar ömürlerinin değerini bilmeye başladılar, olmayınca   gördü. Ardından İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı
                                                                    yazarları kimler?                                                      bırakıp gidiyorlar, ama bir bakıma da vazgeçmek alışkanlık   Bölümü’nü bitirdi. Hokka dergisinin yayın kurulunda yer aldı.
                                                                                                                                           haline geliyor, kolaycılık da neredeyse ideoloji haline.   Shakespeare, Faulkner, Beckett ve Joyce’dan çeviriler yaptı.
                                                                    Elimden düşmeyen yazarlar vardır, seyahat ederken bavuluma                                                                        İlk romanı olan Çocuk Ölümü Şarkıları 1992’de yayımlandı.
                                                                    ilk koyduğum, şimdi i-pad’imde e-book’larımı yüklediğim,               Bu hayatları, bu hikâyeleri yazmak bana yazma zevki dışında bir   2002 tarihinde basılan Melekler Erkek Olur adlı romanıyla
                                                                    her kederli, zayıf, şaşkın ânımda elimi ilk attığım yazarlar.          şey sağlıyor mu, emin değilim. Umarım okuyanlara sağlıyordur.   Türkiye’nin en çok okunan yazarları arasında yerini aldı.
                                                                    Joyce, Beckett, Proust... Bunlar kendileri olmadan yola devam          İnsanlar kendi hikâyelerindeki farkında olmadıkları ayrıntıları,   Yazarın 2003 tarihli Çiçeklerin Tanrısı ve 2005’te yayımlanmış
                                                                    edemeyeceğim yazarlar. Tabii T. S. Eliot’ın, Ezra Pound’un toplu       teşhisleri romanda bulunca hikâyelerine bakışlarında eminim   İyi Dilekler Ülkesi adlı iki romanı daha var.
                                                                    şiirleri, sonra Dante ve Milton. Fitzgerald, Bernhard, Henry James,    bir şey değişiyordur, hiç değilse zenginleşiyordur. Ama yazmak
                                                                    Pynchon, Orwell, biraz Thomas Mann, biraz Musil... Bunlar da çok       bana hiç “ben bu mevzunun romanını yazmışım” dedirtecek bir   Hamdi Koç 2006’dan bu yana Doğan Kitap ile birlikte çalışıyor.
                                                                    sevdiğim yazarlar. Daha klasiklerden ise George Eliot, Melville,       kıvraklık, bir fazladan bilgelik vermiş gibi gelmiyor. Ben de hâlâ   2006 yılında Kalpten Parçalar, 2009’da Bir Eski Koca’nın
                                                                    Flaubert ve Turgenyev’i severim. Yerli yazarlara gelince Şinasi        herkes kadar şaşkınım.                                     Öğleden Sonrası, 2010’da Rüyalarıma Giren Kadın adlı kitapları
                                                                    Hisar harikulade bir yazar, bütün ruhunu ve hafızasının, hayal                                                                    yayımlandı. 2013 tarihini taşıyan Çıplak ve Yalnız romanı ise
                                                                    gücünün ve nihayet belagatinin tamamını ortaya koyarak yazan           Şu çok gürültü koparan kadın yazar meselesine geliyoruz ister   Orhan Kemal’in 100. doğum yıldönümüne rastlayan 2014’te
                                                                    bir büyük yazı ustası. Sonra tabii Tanpınar ve Peyami Safa,            istemez, gerçekten kadın yazarlar olmadan da yaşayabilir misiniz   43. Orhan Kemal Roman Ödülü’ne layık görüldü. Yazar, aynı
                                                                    vazgeçilmez yazarlarım.                                                ya da burada da mı yanlış anlaşılan bir şaka söz konusuydu?  kitapla Dünya Kitap Yılın Telif Kitabı Ödülü’nü de aldı.
   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13