Page 9 - EQ 58.Sayısı
P. 9

Artık 2015’i bekliyor tüm
 dünya, Paris’te yeni bir
 protokol imzalanacak.
 Herkese sorumluluk yükleyen
 bir protokol bu, devletlerin
 çoğu kabul edecek, tersini
 yapmak uluslararası
 toplumdan dışlanmak olur,
 ulusal çıkarlar var tabii, ama
 giderek daha olumluya gidiş
 söz konusu.

                                                                                                          SOLDAN SAĞA

                                                                                                      İklim Değişikliği Hükümetlerarası
                                                                                                      Paneli, 2100 yılına kadar yaşanacak
                                                                                                      sıcaklık artışlarının olumsuz etkilerini
                                                                                                      gösteren bir analiz

                                                                                                      ABD, Nevada’da güneş paneli santrali


                                                                                                 SOLDAN SAĞA

 Buzulların erimesi, kutup                                                                   Somerset Levels, Moorland kasabasındaki sel felaketi
 ayılarının hayatta kalmasını
 da olumsuz etkiliyor.                                                                       İklim değişikliğinin Türkiye’yi etkileme mekanizması
 06                                                                                                                             07

 Bir de nüfus artışı var?  Türkiye’nin dünyadaki bu gelişmelerden nasıl etkilenmesi   BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun 2014’ün Eylem Yılı olması için   atıklar meselesiyle karşı karşıya kalınca ne yapacağız? Güneş,
 bekleniyor?   çağrıda bulundu…                                     rüzgâr, mesela çöp yakıt gibi biyokitleyakıtlar üzerine çalışmak
 Tabii bir de nüfus artışı var, dünyada yaşamış ve ölmüş tüm        gerek. Onda da sorunlar çıkıyor tabii, bu kez tarıma ayrılan
 insanları saysak bile bugünkü nüfusumuza ulaşamıyoruz.   İklim kırılganlığı açısından önemli bir bölgedeyiz, iklim   Türkiye tek başına iklim değişikliği konusunda nasıl bir politika   arazi yetersiz kalabiliyor, bakın Brezilya’da oldu bu. Yağmur
 Bu nüfusla ve yenilenmeyen enerji kaynaklarıyla atmosfere   değişikliğinden en çok etkilenen bir coğrafyadayız. Akdeniz   izleyebilir? Halen neler yapılıyor, farklı olarak neler yapılabilir?  ormanlarına zarar verdiler.
 karışan karbondioksit iklimin stabilizasyonunu sağlayan   havzasındayız, Karadeniz bir ölçüde daha iyi, ama kümülatif
 sera gazlarının -altı tane var, ikisi metan- eşdeğeri olarak   manzara değişmiyor.  Olumlulardan başlayalım, ormancılık konusunda iyiyiz, yani
 hesaplanan karbondioksit oranı giderek artıyor. Güneş artık bu   İstanbul’u dışarıda tutarak söylüyorum bunu. İstanbul’un   Atık suları asla lavaboya dökmeyin, biriktirin,
 gazları ememiyor yani, hem de giderek artan ölçüde. Bu daha   Kısa vadeli olarak, bizi tehdit edecek boyutta bir kuraklık   kuzeyindeki ormanlara dokunmanın zararını hepimiz biliyoruz,   belediye talebiniz olunca gelip almak zorunda   SÖYLEŞİ
 fazla ısının tutulması anlamına geliyor. Neler oluyor bunun   bekliyor muyuz?  ama mesela Bolu’da orman işletmeciliği iyi yapılıyor. İstanbul’un
 sonucunda? Buzullar eriyor, denizler yükseliyor. Seller, fırtınalar   susuzluk sorunu için başka yerden su getirmek doğru bir çözüm   bunları, biyodizele çevrilip arabada yakılır
 gibi aşırı iklim olayları yaşanıyor…  Tüm veriler bunu gösteriyor, ama yüzde yüz bir kesinlik olmuyor   değil. Ulusal çıkarlar nedeniyle uluslararası camiaya taahhüt   hale geliyorlar.
 hiçbir zaman doğa olaylarında… Tehdit şimdiden başlamış   vermiyoruz, bu değişmek zorunda. Yerel yönetimler çok önemli,
 durumda, mesela Konya Ovası’nda obruk dediğimiz oluşumlar   çöplerin ayrıştırılması, bunun kaynağında yapılması için farklı
 Yerel yönetimler çok önemli, çöplerin   giderek çoğalıyor, şekerpancarı, ayçiçeği yetiştiriliyor ve yeraltı   atık konteynerlerinin ayrılması ve her mahalleye koyulması   Bizim tek başımıza yapabilecek şeylerimiz var mı? Bunlar genel
 ayrıştırılması, bunun kaynağında yapılması   suları kullanılıyor sulama için, yani yenilenebilir su değil,   gerek. Çöp toplayıcılar sistemi iyi işliyor aslında, ama organik   tabloyu değiştirmekte nasıl etkili olabilir?
 için farklı atık konteynerlerinin ayrılması ve   yeraltını kurutuyoruz. Büyük çöküntüler oluşuyor, sanki toprağa   atıkla kullanılabilir atık yerinde, evlerde ayrışmalı.  Olmaz mı? Her şey bizde bitiyor. Su kullanımından enerji
 meteor düşmüş gibi, yeraltı suyu çekilince karstik yapıdaki
 her mahalleye koyulması gerek.  toprak boşalıyor, birden çöküyor.  Aydınlatmada LED kullanımı önemli, bunu yapmaya başladık   verimine kadar onlarca tedbir alarak yaşayabiliriz: Evdeki
         genel ölçekte. Zirai sulamada bazı adımlar atılıyor, vahşi sulama   armatürleri, cihazları değiştirebilir, klozetlerde, musluklarda
 Devletler, olumsuz senaryoları düzeltebilecek veya en azından   yerine damla sulama getirilmeli, gri su dediğimiz tuvalet için   daha az su kullanabilir. Atık suları asla lavaboya dökmeyin,
 daha az olumsuz hale getirecek tedbirler alabilirler mi, alacaklar   kullanılan siyah su dışındaki ev ve inşaattaki atık su sulamada   biriktirin, belediye talebiniz olunca gelip almak zorunda bunları,
 mı? Zaman giderek daralıyor mu?  değerlendirilmeli, bunlar yeterince tutulmuyor. Türkiye   biyodizele çevrilip arabada yakılır hale geliyorlar.
         sulak bir yer değil, su riski alanındayız, “su stresi” yaşıyoruz.
 Birleşmiş Milletler bu konuda önemli çalışmalar yapıyor, tek   Sanayide o kadar çok su kullanılıyor ki, inanamazsınız. Şimdi   Ant Yapı yeşil sertifikasyona önem veren bir inşaat şirketi olarak
 inisiyatif onlar, tabii yaptırım gücü tam değil, ama ellerinden   tekstilde eko-verimlilik şartları zorlanmaya başlandı. Bir   kendine düşen sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyor. Siz bu
 geleni yapıyorlar. Kyoto Protokolü zamanını doldurdu, biz de   diğer sorumuz daha var cevaplanacak. Fosil yakıt yerine   konuda ne düşünüyorsunuz?
 artık geçerliliği kalmadığı bir zamanda imzaladık, çok geç   ne kullanabiliriz? Hidroelektrik santral doğru yerlerde
 olarak. Artık 2015’i bekliyor tüm dünya, Paris’te yeni bir protokol   kullanılmalı, su havzalarında değil. Güneş enerjisine eğilmeliyiz,   Çok ciddi denetim mekanizmaları yaratıyor bu sertifikasyon
 imzalanacak. Herkese sorumluluk yükleyen bir protokol bu,   Avrupa’da İspanya’dan sonra ikinciyiz bu konuda. Bir de çok   sistemi. Enerjinin verimli kullanılmasından gri suyun
 devletlerin çoğu kabul edecek, tersini yapmak uluslararası   zengin olduğumuz jeotermal sular, kaplıcalar var. Avrupa’nın   değerlendirilmesine, toplu ulaşıma yakınlıktan elektrikli
 toplumdan dışlanmak olur, ulusal çıkarlar var tabii, ama giderek   birincisiyiz.  araçların şarj edileceği park yerlerinin öngörülmesine dek
 daha olumluya gidiş söz konusu. Çin mesela tutumunu değiştirdi,    değerlendiriliyor yapılar.
 Yerel yönetimler çöpleri   eskisinden daha çok tedbiri, büyük hızla alıyor.   Nükleer enerji bir çözüm mü?
 ayrıştırmak için ayrı                                              Uzun vadede daha çok şey yapılacak tabii, daha yolun başındayız,
 konteynerler öngörünce    Olumsuz senaryolara odaklanmak yerine önümüze bakalım,   Kesinlikle değil, güvenliğinin yüzde yüz sağlanmasının   ama artık bu konuda hiçbir şey yapmamak diye bir seçeneğimiz
 geri dönüşüm kolaylaşacak.  zaman daralıyor tabii, ama buna karşı hareketsiz kalınmıyor.   neredeyse imkânsızlığı bir yana, pahalı bir iş, üstelik nükleer   kalmadı, yeni bir dünyayı yaratmak zorundayız hep beraber.
   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14