Page 7 - EQ 58.Sayısı
P. 7

JEFF LYNCH















 HAVADAN SUDAN…





 Giderek ısınan havalarla, iklim değişikliğiyle nasıl baş edeceğiz? Kuraklık kapımızda mı?
 Dünya ve Türkiye bu konuda neler yapıyor, biz bireysel olarak ne yapabiliriz?
 Ekoloji ve iklim değişikliği odaklı EKO IQ dergisinin yayın yönetmeni Barış Doğru
 tüm kaygılarımızla baş etmek için henüz geç olmadığını, vatandaş olarak yapacak
 çok şeyimizin olduğunu söylüyor.



         İklim değişikliği birçok
         kuş türünün yok olmasına,
         kuşların göç yollarının
         değişmesine de yol açıyor.





                                                EKO IQ dergisinin yayın yönetmenisiniz, iklim değişimine ilginiz ne zaman başladı,   05
                                                bize kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz?

                                                Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde lisans ve yüksek lisans eğitimimi
                                                tamamladım, halen iletişim alanında, sürdürülebilirlik iletişimi üzerine doktora
                                                yapıyorum. 2010 yılının Ocak ayında dergiyi çıkarmaya başladım, daha önce farklı
                                                dergilerde çalışmıştım. Daha üniversite sıralarındayken çevre sosyolojisiyle ilgiliydim,
                                                yerel yönetimler üzerinde de çok çalıştım. Dergiyi çıkarırken 21. yüzyılın en önemli
                                                sorunu olarak sürdürülebilirlik üzerine bir araştırma gerçekleştirip projelendirdim.

                                                İklim değişikliğinin yol açabileceği sonuçlar hakkında çoğu olumsuz onlarca senaryo   SÖYLEŞİ
                                                var, mesleğiniz ve merakınız sebebiyle bu senaryoların tümüne aşinasınız. Sizin
                                                senaryonuz hangisi? Dünyayı nasıl bir gelecek bekliyor?

                                                Öncelikle kavramları doğru kullanmak gerekiyor. İklim değişikliği sürdürülebilirlik
                                                açısından ele alınmalı. Doğru kavram sürdürülebilirlik: Çevresel, ekonomik, sosyal
                                                sürdürülebilirlik…

                                                Bir hayatta kalma sorunuyla karşı karşıyayız yani…

                                                Evet, sürdürülebilirlik, sürdürülemezlikten çıktı. Yeni düşünsel çerçeve, bu. Dünyayı
                                                nasıl bir gelecek bekliyor sorunuza gelince, artık belli lobilerin yönetmediği birkaç
                                                kuruluş dışında herkesin hemfikir olduğu gerçekler var, farklı senaryolar gündemde
                                                değil pek. Araştırmalar 1970’lerde başladı. 1972’de sanayi ve bilim adamların
         EKO IQ Genel Yayın Yönetmeni Barış Doğru, yıllarını iklim   oluşturduğu Roma Grubu’nın yayımlamış olduğu “Limits to Growth” (Büyümenin
         değişikliği incelemelerine vermiş.     Sınırları) adlı rapor açıkça göstermişti ki, biz bu şekilde tüketmeye devam edersek,
                                                dünyanın geri besleme mekanizmaları çocuklarımıza yetmeyecek. Ayrıntılı olarak
                                                hesaplandı, bir yılı ele alın, 1 Ocak’ta başlayan tüketim, yıl ortalarında dünyanın geri
                                                besleme mekanizmalarının sonuna getiriyor insanları; cepten yiyoruz yani. Doğa artık
                                                yılın ikinci yarısındaki tüketimi yerine koyamıyor, anapara sürekli azalıyor. Diğer bir
                                                deyişle kaynaklar yetmiyor.

                                                Sürdürülebilirlik yanında ikinci bir kavram olarak iklim değişikliği var. Burada da
                                                yanlış kullanımdan kaçınmak gerekiyor. Küresel ısınma doğru bir adlandırma değil,
                                                yaygınlaşmış olsa da… İklimler değişir, ama tedricen yaşar doğa sirkülasyonu. Oysa
                                                bu son yaşadığımız iklim değişikliği, ki giderek her yıl yeni sıcaklık rekorları kırılıyor
                                                dünyada, Endüstri Devrimi ile hızla ilerliyor. Fosil yakıt dediğimiz petrol, kömür ve
                                                doğalgaz kullanılıyor o dönemden beri ve bunlar yenilenmiyor, mesela odun yakılsa,
                                                yerine gelen ağaçlar oksijen vererek dengeyi sağlayacak.
   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12