Page 7 - EQ 55.Sayısı
P. 7

04






 PORTRE
                      OSMANLI GELENEĞİNİN



                      RESSAMI, İSMAİL ACAR





                        Son dönemlerin en beğenilen ressamlarından İsmail Acar, geleneksel motiflere getirdiği
                     yenilikçi yorumlarla hep gündemde. Sanatçı, kendi sanat yaklaşımı ve sanat ortamı hakkındaki
                                                düşüncelerini EQ okurlarıyla paylaştı.









         Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Resim Bölümü’nü
         1991 yılında bitiren İsmail Acar, aynı üniversitede 1993 yılında
         yüksek lisans derecesini aldı. 1994 yılında New York’ta
         David Salle ile çalıştı. 2000 yılında Kaş limanında 350 metre
         uzunluğundaki duvar resmi projesini dört asistanıyla birlikte
         gerçekleştirdi. İsmail Acar’ın eserleri yurtiçi ve yurtdışında
         birçok galeri, müze ve koleksiyonlarda yer alıyor. Sanatçı, 2001
         yılından itibaren gerçekleştirdiği tüm sergilerde, sergi gelirinin
         bir kısmını sosyal yardım amaçlı çalışan vakıf-dernek ve
         kuruluşlara bağışlıyor. Ressam, 2005 yılında Redd grubunun ilk                                                         05
         albümü olan 50/50’nin kapak ve kartonet ilüstrasyonlarını yaptı.
         Toplam 35 kişisel sergi açan ve 40’ın üzerinde karma sergiye
         katılan İsmail Acar çalışmalarını İstanbul’da sürdürüyor.
         Türk sanatında çok tanınan bir isimsiniz, sizi bir de sizden
         dinleyebilir miyiz?
         Kendi kültürüne ve coğrafyasına diğer sanatçılar gibi mesafeli
         olmak yerine barışık olmayı tercih eden bir ressamım ben. Türk
         gibi resim yapan bir sanatçı, diyebilirim.

         Osmanlı dönemine ilgi son yıllarda çok arttı. Siz bu ilginin
         öncesinden de Osmanlıya, geçmişe bol referanslı yapıtlar                                                                PORTRE
         ürettiniz. Tarihe merakınız nerden kaynaklanıyor?
         Benim geçmiş kültürleri yeniden yorumlama sürecim, bu
         toplumun kendi kültürünü yadsıyıp onu ötekileştirdiği katı bir
         döneme tepki olarak ortaya çıktı. Düşünün ki, Mimar Sinan’ı
         dahi sanat tarihi derslerinde okutmayan, tamamıyla tek yanlı
         batıcı bir eğitimin ortaya konduğu moda bir dönemde, toplumun
         kendi belleğini aramaya başladığı bir sürece bir önermeydi
         Osmanlı, benim için.

         Yapıtlarınız arasında en çok sevdikleriniz, kariyeriniz kilometre
         taşları olarak gördükleriniz var mı?

         Tabii, başta üçlemeler… Yani triptik seri, sultan portreleri ve
         kaftanlar ile yeniden yorumlanan portreler hem sevdiğim bir
         üretim-çalışma ortamıydı hem de kariyerim açısından beni bir
         adım öne iten bir dönemin ayraçlarıydı…

         Kariyerinizde ayırt edilebilecek dönemler oldu mu? Şu an içinde   İsmail Acar
         olduğunuz dönemi nasıl tarif ederdiniz?
                                                                    Lale - 135x200 cm / 2005
         Aslında her şey birbirinin devamı. Tıpkı bir büyük gökdelenin
         inşa hali gibi… Sürekli bir süreç içindeyim. Her şey aynı düzeyde
         benim için: İnşa ettiğiniz şeyin temeli, kullandığınız malzeme   Kiraz - 120x80 cm / 2008
         ve iskelet ya da giydirdiğiniz yüzeyler… Üst üste inşa edilen
   2   3   4   5   6   7   8   9   10   11   12